top of page
Search

isimsiz - iki



Hatalarım var ezberlediğim,

Bazıları var halen bilmediğim.

Şimdilerde kendinle yüzleşme moda,

Derine derine en derine,

Ne kadar inersen o kadar

Düzersin kendine metiye.

Tam en derindeyim dediğinde de,

Tam da gözünün ferine;

Cılız bir karanlıktan yansıyan,

Kararlı bir hüzme,

Derin bir nefes alıp

Dalarsın yine,

Daha, bu sefer güya en derine…


Diplerden selam olsun,

Çıkarabildiğim tüm insanlığıma...

Dünyanın durduğu o zamanlarda,

Kafamın yaktığım tüm hücrelerini

Bozdurur bozdurur harcarım.


Dilek tutup attıkça

Şarap kadehlerinde çözülür,

Istırabımın dibe çökmeden varlığını silinen

Tüm harfleri.

Başım dönmeye devam ettikçe,

Buyur ederim

Dünyanın tüm neşesini...

Herkes tamamsa

Otururlar yerlerine

Salonda yer yok kapalı gişe.

Kendine gülmek perdesi inince sahneye

Herkes zaten

Her bir zevkten dört köşe.

Aldatırım hepsini,

Yan yana sayısız yüz göz

Hiç bilemeyecekler

Bu güzel havalar sade baslangıç,

Anca olabilir meze.

Asıl oyun başlar o zaman işte

Tüm yüz, gözler tatmin iken son derece

Çıkarır kafayı kulisten

Kelli felli ayyaş bir ihtiyar...

Can sıkıcı yavaşlıkta adımları,

Sahnenin her bir karesini kaplayana dek

Derin bir sessizlik düşer her yüzün gölgesine.

Bulaştırana kadar acı ve bitik yitmişliğini,

Solunan nefeslerin her bir zerresine.

Tüm salonu kaplar aniden,

Garip, koyu, akışkan bir ıslaklık.

Her dokunduğunu esir alır

Ne kadar gitmek isteyen varsa,

Kalır eli ayağı içinde,

Ruhumun dev bataklığı,

Kurtlar gibi acıkmış

Herkese yer var içinde.

16 views0 comments

Recent Posts

See All

Comentarios


Post: Blog2_Post
bottom of page