top of page
Search

isimsiz - on üç...


Her gün beni bir noktaya vardıran taşıtlar,

Taşırlar mı beni bir adım ileriye?

Bakıyorum da çokça son zamanlar,

Durduğum yerden manzara hep bir;

Önünde dikiliyorum ...

Nereye varsam, buraya geri geliyor

Ve dikiliyorum...

Kendimi karşısında bulduğum,

Enine boyuna sonsuz beton duvarların önüne,

Dikilip bakıyor, aranıyor, ve bekliyorum...

Kafamda deli sorular

Yan yana oturmuş.

Çıkışa doğru olmalı

Her bir adımım derken

Buluyorum kendimi

Uzaklaştım dediğim o noktada...

Ucu bucağı olmayan duvarlarda

Temeli döşeyen,

Ekibin bir ferdiyim;

En sondan beşinciyim,

Kısa, tıknaz ama güçlü ve kuvvetli

Hiç de bakmıyor sağa sola,

Kendinden emin, işinin başında

Harcı karıyor taştan kollarıyla

‘En zalim duvar, en yüksektir’

Sadece dört farklı kelime...

Mırıldanıyor, sürekli tekrarda.

Belli belirsiz açılıp kapanıyor

Taştan dudakları.

Elimden düşüveriyorum,

Bedenimde yer bulmuş

Bütün düşünceleri...

Özdeş birşeyler var

Anlayamadığım...

Dudaklarımdan kurtulan

Bana ait son düşünceye

Veda ediyor,

Elimden ne gelir diyorum

Zaten bu kararlılık üstüme

En yüksek duvarı örecek,

Benliğimse ardında kaybolup gidecek...

11 views0 comments

Recent Posts

See All
Post: Blog2_Post
bottom of page