top of page
Search

-sız...



Her gün yeni lüzumlar ile

Yoğrulan tekrarlar ve

Tekrar tekrar tanımlanan şahıslar.

Hangi kişilik en rahat

Hangi bilinç en doğru?

Doğruluğun var mı saf bir derecesi?

Varsa eğer

Yanlışlığa kıyasla daha mı az

Bükebilir insanın bilincini?

Öz, Özgün, Özgür olabilmek

Hangi tarifte gizli?

‘Ya oldugun gibi görün

Ya da göründüğün gibi ol’

Derken üstat zamansızca,

Hangi doğruluğun üzerinde uzuyor gölgesi?


Taşıman gereken çok fazla,

Bazen sayısız özellik.

Edinmen gereken

Sana özgülerden bir öznellik.

Sağlaman gereken

Doğal bir bütünsellik.

Aranılan herşeye

Eşit mesafe bir benzerlik.

Fakat lazım da olan

Hafif bir esrarengizlik,

Makyajsız bir güzellik.

Karşılanacak bu kadar gereklilik,

Kendi içinde birbirine emanet,

Karışmış onca vekillik

Ama hiçbiri tek başına

Etmiyor tek bir kimlik…

Vücudunun içinde başıboş yaşayan

Gerçek olmayanlara ait

Yarım kalmış onca kişilik...


Formüle olmuş hayatlarda beklentiler;

Asıl dizginlenemeyenler…

Tek değişmeyen

Sürekli yenilenen,

Dünyada yer edinmek için

Gerekli yükselişler.

Her gün yine yeni eklentilerle

Sakız gibi uzayan hedefler…

Büyümekte fütursuzca,

Yaşamları döke saça

Hiç durmamacasına,

Ruhları ise yudum yudum

Doymamacasına yutan,

Tam olmak için tüketen

Kendi ışığını gün gün

Daha da söndüren

Varlıkla var olan,

Dünyaya şimdiden

Fazla gelen çokca nabız.

Birbirinden farksız,

Kalabalıkta ıssız

Bağımsız ve yanıtsız

haksızca kullanılmış

Bir dolu şahıs.

45 views0 comments

Recent Posts

See All
Post: Blog2_Post
bottom of page